Zehra Kınık davasında maktülün annesi şikayetinden vazgeçti

Şubat 24, 2026 - 15:00
 0
Zehra Kınık davasında maktülün annesi şikayetinden vazgeçti
Zehra Kınık davasında maktülün annesi şikayetinden vazgeçti

İstanbul Beykoz'da Fatma Zehra Kınık'ın karıştığı ölümlü kazada maktulün annesi şikayetinden vazgeçti.

Beykoz'da bir kişinin öldüğü, iki kişinin yaralandığı trafik kazasına ilişkin eski Kızılay Başkanı Kerem Kınık'ın kızı Fatma Zehra Kınık Demir'in yargılandığı davaya ilişkin yeni gelişme yaşandı.

 

Kazada hayatını kaybeden Batın Barlasçeki'nin annesi Hasret Doğan, davanın karara bağlandığı Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dilekçe sundu.

 

ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ

 

Doğan, dilekçesinde sanık Demir hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini ifade ederek, sanıktan herhangi bir maddi veya manevi tazminat talebinin olmadığını, istinaf yoluna başvurmayacağını belirtti.

 

Kazada yaralanan Batın Barlasçeki'nin bulunduğu motosikletin sürücüsü Yavuz Selim Öztürk ve maktulün babası Serdal Barlasçeki de daha önce verdikleri dilekçelerle sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişti. Maktulün annesinin de şikayetten vazgeçmesiyle dosyada şikayetçi kimse kalmadı.

 

NE OLMUŞTU?

 

9 Temmuz 2024'te şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir'in kullandığı aracıyla Kavacık Mahallesi Baki Sokak'tan FSM Caddesi'ne çıktığı esnada, Yavuz Selim Öztürk'ün kullandığı motosikletle çarpıştığı, devrilen motosikletin yerde sürüklenip kaldırımda yürüyen müşteki Muammer Kızıl'a vurmuştu.

 

İddianamede, kazada motosiklet sürücüsünün arkasında yolcu olarak bulunan Batın Barlasçeki'nin de savrularak beton bariyerlere çarpmasının ardından Yavuz Selim Öztürk, Muammer Kızıl ve Barlasçeki'nin yaralı olarak hastaneye kaldırıldıkları kaydedilmişti.

 

KUSURLU BULUNMUŞTU

 

Barlasçeki'nin hastanede müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği, Kızıl ve Öztürk'ün ise yaralandıkları belirtilen iddianamede, kolluk görevlilerince düzenlenen trafik kaza tespit tutanağına göre şüpheli Fatıma Zehra Kınık Demir'in kusurlu olduğunun tespit edildiği bildirilmişti.

 

Ölü muayene ve otopsi tutanağına göre, Barlasçeki'nin ölümünün genel beden travması sonucu meydana geldiğine dikkati çekilen iddianamede, şüpheli Demir'in ifadesinde "üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, olayda kusurlu olmadığını beyan ettiği" aktarılmıştı.

 

İddianamede Demir'in "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.

 

İddianamenin kabul edilmesinin ardından, savcılık müştekilerden 18 yaşından küçük Öztürk'ün de olayda sorumluluğu olduğunu tespit ederek, hakkında ek iddianame düzenlemişti.

 

Mahkeme, Yavuz Selim Öztürk hakkındaki ek iddianameyi, ana dava dosyasıyla birleştirmişti.

 

İLK KARARDA 4 YIL 2 AY HAPİS CEZASI VERİLMİŞTİ

 

Davayı 26 Mayıs 2025'te karara bağlayan Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Demir'i "taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırmıştı.

 

Heyet, müşteki sanık Öztürk'e ise "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası vererek, hükmün açıklanmasını geri bırakmıştı.

 

Daha sonra maktulün babası Serdal Barlasçeki ve Yavuz Selim Öztürk, mahkemeye dilekçe sunarak sanık Demir hakkındaki şikayetlerinden vazgeçmişti.

 

Sanığın "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan cezalandırılması gerektiğini ifade eden daire, kararı bozarak dosyayı yerel mahkemeye göndermişti.

 

İKİNCİ KARAR

 

İstinafın bozma kararının ardından mahkeme, 18 Aralık 2025'teki kararında, sanık Demir'e "taksirle bir kişinin ölümüne neden olma" suçundan 3 yıl hapis cezası vermişti. Takdiri indirim uygulayarak cezayı 2 yıl 6 ay hapse çeviren mahkeme, sanığın ehliyetinin ise 1 yıl alıkonulmasına hükmetmişti.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0