Suriye'deki anlaşma Türkiye'nin beklentileriyle örtüşüyor. Türkiye ne dedi, Suriye'de ne oldu?

Ocak 19, 2026 - 11:00
 0
Suriye'deki anlaşma Türkiye'nin beklentileriyle örtüşüyor. Türkiye ne dedi, Suriye'de ne oldu?
Suriye'deki anlaşma Türkiye'nin beklentileriyle örtüşüyor. Türkiye ne dedi, Suriye'de ne oldu?

Suriye yönetiminin PKK-SDG ile yaptığı anlaşma Türkiye'nin beklentileriyle örtüşüyor. Türkiye, 2024 yılında ülkedeki PKK uzantılı terör unsurlarına bölgeyi terk etmelerini önermişti ve bu öneri son anlaşma maddeleri içinde yer alıyor.

Suriye hükümetinin terör örgütü PKK uzantısı SDG ile yaptığı 14 maddelik anlaşma içinde bazı maddeler, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiriyor. Bu maddeler içinde dikkat çekenler, SDG içindeki PKK bağlantılı kadroların ülke dışına çıkarılması.

 

TÜRKİYE PKK YÖNETİCİLERİ İÇİN UYARMIŞTI

 

Öneri, Türkiye tarafından net olarak 2024 yılında dile getirildi ve bu konudaki kararlı mesajlar verildi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 14 Aralık 20024 tarihinde, NTV'de yaptığı açıklamada, PKK kadrolarının ülke dışına çıkarılmasını net bir dille istedi. Fidan bu açıklamasında SDG-YPG'nin aşamalı şekilde Suriye'den çekilmesi gerektiğini belirtirken, bu aşamaları şöyle sıraladı:

 

"- Birinci aşamada bir an önce YPG-PKK içinde bulunan Suriyeli olmayan, uluslararası terörist savaşçı statüsünde olan unsurların ülkeyi terk etmesi lazım.

 

- Türkiye'den, İran'dan, Irak'tan ve Avrupa'dan gelen PKK kadrolarının bugün itibariyle ülkeyi terk etmeleri gerekiyor.

 

- İkinci aşamada, YPG'nin bütün komuta kademesinin, Suriyeli olanların da ülkeyi terk etmesi gerekiyor.

 

- Daha sonraki PKK'lı olmayan kadroların yeni yönetimle, anlayış birliği içinde silahlarını bırakarak, normal hayatlarına dönerek artık milli eşitlikçi, bütüncül Suriye içerisinde hayatlarını devam etmeleri gerekiyor. Onlara satılan rüya, kandırmacanın da kazasız belasız onlar açısından bitmesi gerekiyor."

 

Bu açıklamadaki talepler, son anlaşmanın maddeleri arasında yer aldı.

 

Anlaşmanın beşinci maddesine göre, “Tüm SDG askeri ve güvenlik personeline, gerekli güvenlik soruşturmalarından geçtikten sonra bireysel esasla Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıkları bünyesine tam entegrasyon; askeri rütbe, mali haklar ve lojistik imkanları sağlanacak.”

 

PKK'LI KADROLARIN TASFİYESİ

 

Anlaşmanın on ikinci maddesine göre, bölgedeki PKK'lı teröristler ve yönetici kadrosu ülke dışına çıkartılacak. Maddede bu konuda, “SDG’nin, Suriye Arap Cumhuriyeti sınırları dışında bulunan Suriye vatandaşı olmayan PKK lider ve mensuplarının tamamını bölge dışına çıkarmayı taahhüt etmesi, böylece egemenlik ve bölgesel istikrarın sağlanması.” ifadesine yer verildi.

 

DAEŞ KAMPLARI DA GÜNDEMDEYDİ

 

Anlaşmadaki bir başka madde de Türkiye'nin gündeme getirdiği öneriyle örtüşüyor. Suriye'deki kamplarda bulunan DEAŞ'lı teröristler ve aileleri, ABD gözetiminde tutuluyordu. Bu kampların varlığı, ABD'nin Suriye'ye yönelik askeri varlığı ve müdahalelerinin temelini oluşturuyordu. Fidan, bu terörist varlığı için, 12 Aralık 2024 tarihinde şu yorumu yapmıştı:

 

"AVRUPA VATANDAŞLARINI ALSIN"

 

-  Batılılar DAEŞ'li olanları kendi vatanlarına getirmemek için başka bir terörist örgütü kullanıyorlar, bunun bize ürettiği yükü umursamıyorlar. Avrupalı devletlerin kendi DAEŞ unsurlarını alıp götürmesi gerekir. Avrupa'nın YPG tarafından sürekli şantaja tutulması akıl tutulması. DEAŞ'la mücadele dedikleri aslında DAEŞ tutuklularına yapılan gardiyanlık işi."

 

“- DAEŞ’le mücadele açısından iki hassas mesele var. Bunlardan birincisi DAEŞ kampları ikincisi tutukluların bulunduğu cezaevleri. Kamplarda biliyorsunuz kadın çoluk çocuk binlerce insan yaşıyor. Bunların çoğu Iraklı ve Suriyeli. Irak ve Suriye'nin bir araya gelip bu insanlara ne yapacaklar akacaklar bunlar bir an önce karar vermeleri gerekiyor.”

 

"- Şam'daki yönetim oturduktan sonra atılması gereken ilk adımlardan biri de Irak ve Suriyelilerin bulunduğu tam el kampına ilişkin bir çözüm geliştirmesi. Diğer taraftan cezaevinde bulunan DAEŞ unsurlarının cezaevinde tutulması ile ilgili hangi türden stratejiler geliştirilmesi gerekiyor onlara bakmamız lazım. Onun da aşamalı kademeli planlamaları var."

 

Türkiye, ABD hükümetine bu DAEŞ kamplarının kontrolü için sorumluluk alacağını birçok kez iletti. Son anlaşmaya göre kampların kontrolü Suriye hükümeti tarafından yapılacak. Kamplarda, DAEŞ elemanlarının yanısıra, aileleri de bulunuyor ve bu teröristlerin bir bölümü Avrupa ülkelerinin vatandaşları. Bu ülkelerin vatandaşlarını ülkelerine kabulü, kampların tasfiyesi için önemli bir adım olarak gündeme gelecek. 

 

KOBANİ'DEKİ PKK VARLIĞI

 

SDG'nin Suriye hükümetiyle yaptığı anlaşma, Ayn El Arap yani Kobani'yi de içeriyor.  Kobani'deki PKK varlığıyla ilgili maddeye göre, "Ayn el-Arab (Kobani) kentindeki ağır askeri varlık kaldırılacak, güvenlik şehir sakinlerinden oluşturulacak bir güç tarafından sağlanacak ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığı’na bağlı yerel polis gücü muhafaza edilecek." 

 

Bu maddede Türkiye'nin sınır güvenliği açısından önemli. Kobani olayları Türkiye için önemli güvenlik ve ekonomik sorun oluşturdu. 

 

HDP Merkez Yürütme Kurulunun çağrısının ardından terör örgütü YPG/PKK yandaşlarının 6-8 Ekim 2014'te Ayn El Arab (Kobani) bahanesiyle gerçekleştirdiği, 2 polisin şehit olduğu, 35 kişinin yaşamını yitirdiği şiddet olaylarının üzerinden 11 yıl geçti.  6-8 Ekim olayları olarak bilinen terör eylemleri sırasında, 2011 yılında Suriye'de iç savaşın başlaması terör örgütü için fırsat oldu. DEAŞ'ın saldırıları sonrası PKK'nın Suriye kolu YPG, Rojava olarak adlandırılan bölgede sözde Afrin, Kobani ve Cezire kantonlarını oluşturdu. DEAŞ'ın saldırıları sonrası ortam gerildi. Terör Örgütü DEAŞ'ın PKK'ya karşı Kobani içine kadar girmesi sonrası gerilim Türkiye'ye sıçramaya başladı. DEAŞ'ın saldırılarını bahane eden HDP, 6 Ekim'de ülke çapında sokak eylemi çağrısı yaptı. O çağrıdan sonra ortalık savaş alanına döndü. Bu çağrı sonu ölümlere varacak bir şiddeti doğurdu. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da sokağa çıkan gruplar, önlerine geleni yakıp yıktı. Göstericiler okullara, bankalara zarar verdi. Eylemlerde hem güvenlik güçleriyle göstericiler hem de bazı yerlerde göstericilerle onlara karşı çıkanlar arasında çatışmalar yaşandı.

 

Şiddet olaylarında 2 polis şehit oldu, 35 kişi hayatını kaybetti. 435'i sivil, 326'sı güvenlik görevlisi de 761 kişi yaralandı. Hayatını kaybedenler arasında Diyarbakır'da ihtiyaç sahiplerine Kurban Bayramı'nda et dağıtan 16 yaşındaki Yasin Börü ve üç arkadaşı da vardı. Örgüt. bu eylemlerin ardından Kobani'de büyük bir silahlı grup oluşturdu ve bölge uzun zamandır örgütün kontrolü altındaydı.

 

ÖRGÜT YÖNETİCİLERİNİN TASFİYESİ

 

Suriye'deki PKK varlığı içinde, örgütün üst düzey yöneticileri de var. Bu isimlerin Suriye dışına çıkarılması için Türkiye'nin de dahil olduğu kapsamlı bir planın yürürlüğe girmesi gerekiyor. Silahlı eyleme karışmamış örgüt elemanları ile doğrudan örgüt yönetiminde yer alan isimlerin Suriye dışına çıkarılması için ayrıntılı görüşme ve çalışmaların yapılması bekleniyor.  

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmedim Beğenmedim 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Kızgın Kızgın 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0